
Gözümüzün görüntüyü oluşturan ve beyne gönderen bölümü, gözün en iç katını oluşturan retina tabakasıdır. Görüş alanımızda tam baktığımız noktadaki görüntüyü alan retinanın makula denen (sarı nokta) bölgesidir ve bu bölgenin hastalıklarında merkezi görüşümüz bozulur; kitap okuma araba kullanma gibi aktiviteler en erken etkilenir. Sarı noktanın birçok hastalığından birisi de sarı nokta üstünde zar oluşmasıdır. Epiretinal membran (retina üstü zar) adı verilen bu durum retina ile göz içini dolduran vitreus jeli arasındaki ara yüzey ilişkisinin bozulmasından kaynaklanmaktadır. Diyabetik retinopati ve retinanın damarsal hastalıklarına ikincil olarak meydana gelebileceği gibi herhangi bir retinal hastalık olmadan birincil olarak ta gelişebilir. Epiretinal membranların birçoğu tüm makulayı kaplamaz veya kaplasa bile saydam olduğundan ve retina üzerinde çekinti oluşturmadığından görmeyi etkilemez. Bu olgularda herhangi bir tedavi gerekmez ve 6 aylık ara ile takip edilmeleri uygun olur. Bununla birlikte ilk tanı konduğunda makülada çekintiye neden olmuşsa, makülada ödem ve kalınlaşmaya neden olmuşsa veya görme hücreleri tabakasını olumsuz etkiliyorsa ameliyat yapılması gerekir. Bu aşamada hastaların bir kısmı farkında olmasa da çoğunluğunda objeleri eğri büğrü görme gibi görsel bir şikâyet gelişir. Şekilleri farklı görmek dışında görme keskinliğinde de azalma meydana gelir. İlk tanıda görsel şikâyet yokluğu ve retinada herhangi bir olumsuz etki olmasa bile takip muayenelerinde ilerleme saptanıyor ve görsel şikayetler başlıyor ise yine ameliyat önerilir.
Ameliyat vitreoretinal cerrahi dediğimiz bir ameliyat ile yapılır. Göze üç adet insülin iğnesi kalınlığında iğneler yerleştirilerek başlanır ve ameliyat bu iğnelerin içinden sokulan aletler ile yapılır. Bu cerrahi prosedürde önce vitrektomi ameliyatı yapılır. Tam vitreus temizliğinden sonra epiretinal membran özel boyalar ile görünür hale getirilir. Sonrasında cerrahi enstrümanlar ile makula üstündeki epiretinal membran yerinden soyulur. İlave olarak tekrar epiretinal membran oluşmaması için retinanın en üst ince zar tabakası olan internal limitan membran soyulur. Göze yerleştirilen iğneler (trokar denir) yerlerinden çekilir ve çoğunlukla dikiş atılmasına gerek kalmaz ancak sızıntı gözlenen bir giriş varsa buraya bir adet dikiş atılabilir.
Ameliyat sonrası hasta 3-66 ay aralar ile takip edilir. Metamorfopsi dediğimiz eğri büğrü görme şikayetleri ve görme keskinliği yavaş yavaş düzelir. Yıllar geçtikçe kalınlaşmış makula normal kalınlığına döner, görme hücreleri tabakasında iyileşme gerçekleşir ve görme keskinliği de daha iyiye doğru gider. Bu ameliyattan sonra tam görsel düzelmenin zaman alacağını bilmek gerekir. Ameliyat sonrası erken dönemde her şeyin bir anda düzeleceğini beklememek gerekir. Tüm hastalar bu ameliyattan fayda görürler ve yıllar geçtikçe görsel düzelme devam eder. Epiretinal membran makulaya zarar vermeye başladıktan sonra eğer ameliyat olunmaz ise büyük olasılıkla yine yıllar içinde makülanın anatomisi, görüş kalitesi ve görme keskinliği daha kötüye gidecektir. Epiretinal membran ameliyatı sırasında beraberinde kombine olarak varsa katarakt ameliyatı da yapılabilir.